12. Sınıf I. Ünite VII. Ders
I. Dünya Savaşı’nda Anadolu Halkının Durumu
Kanıt 47
Umumi Savaş Evvelinde Anadolu’nun Vaziyeti I
İhracat yönünden yalnız Trabzon vilayeti ile Sivas’ın kuzey vilayetleri iş yapabiliyordu. Kıyı şehir ve köyleri bir yana bırakılırsa, içeride kalan bütün yenilik ve bayındırlık nimetinden yoksundu. Trabzon’dan İran sınırına kadar koca bir ülkede uygarlık eseri olarak eğri büğrü direklere çoğunlukla bilek kuvvetiyle çekilmiş ve koptukça eklenmiş, eklendikçe çirkinleşmiş eski telgraf tellerinden başka bir şey bulunmazdı.
Köprülülü Şerif (İlden), Sarıkamış ,Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014, s.8
Kanıt 48
Umumi Savaş Evvelinde Anadolu’nun Vaziyeti II
Erzincan’da su kuvvetiyle işleyen basit bir aba ve bir beylik un fabrikasından başka …. bir uygarlık eseri bulmak ve görmek nasip olmazdı.Büyük şehirler arasında yolcu taşıyan yerli Rus yapımı fayton ile yerli halkça “furgun” diye adlandırılan yaysız at arabaları, kağnı denilen iki tekerlekli ve tekerlekleri kalın ve sağlam bir dingile rapt edilmiş köylü arabaları, yük hayvanı ve deve kervanları bu yörenin tek ulaşım araçları idi. Otomobil ve kamyon o bölgeye seferberlik esnasında girdi.
Köprülülü Şerif (İlden), Sarıkamış ,Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014, s.8-9
Kanıt Sorgulama
- Anadolu’da ulaşım hangi vesayetlerle sağlanmaktır?
- Otomobil , kamyon gibi motorlu taşıtlarla Anadolu ne zaman tanışmıştır?
- Savaş öncesinde Anadolu’yu bayındırlık ve gelişmişlik açısından değerlendiriniz?
Kanıt 49
I. Dünya Savaşı Ordu İkmal Problemi
Anadolu demiryollarının bir ucu Ankara’da bir ucu Adana sınırlarındadır. Ulukışla’dan Erzurum’a ancak karadan gidilebilir. Düzenlice bir yol da yok. O kadar ki Ulukışla’dan Erzurum’a kadar ordunun ihtiyaçları önce öküz ve kağnı arabaları, sonra at ve eşek, nihayet insan kolları ile taşınacağız. Toros ve Amanoslar’ı karadan aşarak Halep’e vardığınızda Suriye’nin dar hattı ile karşılaşırsınız. Lübnan ve Filistin halkı ile, eğer cephe açılacak olursa, bütün orduyu Halep’in sancaklarından bu dar hatla besleyeceksiniz. Irak’a doğru ulaştırma daha güç.
Falih Rıfkı Atay, Batış Yılları,Pozitif Yayınları,İstanbul 2012, s.103-104.
Kanıt 50
Kafkas Cephesi’nde Taşkınlık
“10. Kolordu Karargâhı’nda bir subay şöyle bir olaya tanık olduğunu daha sonra anlatmıştı: İslamkotik’e çok yorgun girdik. Geriden gelen alaylar Ahpisor’dan sonra yolun sarlığı yüzünden döküntü verdi. Başka çaremiz olmadığından köyden ekmek, yoğurt, yumurta, peynir ne bulduysak toplamaya başladık. İhtiyar bir köylü acı acı bağırarak çevresinde toplanmış birkaç onbaşı ve ere şöyle diyordu: ‘Ruslar bir aydan beri bütün köylerden erzak topladılar. Ne verdikse aldılar. Ama parasını verdiler. Sizden para istemeyiz. Helal olsun. Fakat böyle hakaret etmeyin. Sakalıma bakın da el kaldırmayın. Günah değik mi? Biz devlet askerini gözledik. Devlete canımız kurban. Biz de bu ulusun insanıyız, oğul!’
Köprülülü Şerif (İlden), Sarıkamış ,Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014, s.165
Kanıt Sorgulama
Kanıt 49’dan hareketle;
- Osmanlı ordusu ve halkı için Birinci Dünya Savaşı sırasında ulaşım ve haberleşme olanakları nasıldı?
Kanıt 50’den hareketle;
- Osmanlı askerleri savaş sırasında vatandaşlara karşı nasıl bir tutum sergilemiştir?
- Böylesi bir tutum sergilemelerini savaş şartlarını göz önüne alarak değerlendirdiğinizde neler söyleyebilirsiniz?